BİBLİYOGRAFYA TÜRÜNDE İLK ÖRNEKLER

BİBLİYOGRAFYA TÜRÜNDE İLK ÖRNEKLER

Ülkemizde çağdaş anlamda bibliyografya çalışmaları,
1928 yılında yapılan Harf Devrimi’nden
sonra başladı. Ancak, Türk kültürüyle
ilgili ilk bibliyografya niteliğinde birçok çalışmalar
vardır. Abdurrahman Bestami’nin
“Mevzuatü’I-Ulûm” (Bilimlerin Konuları),
Molla Lütfi’nin “El- Metâlib-i İlâhiye”
(Tanrısal Dilekler), Abdülzâde Mehmet Tahir’le,
Serkis Orpelyon’un birlikte düzenledikleri
“Mahzenü’1-Ulûm” (Bilimlerin Mahzeni),
Hüsamettin Ahmet’in “Miftahü’s-Süeada”
(Mutluluğu Bulanların Anahtarı), Kâtip Çelebi’nin
“Keşfü’z-Zünûn” (Şüpheli Şeylerin
Keşfi) gibi eserleri, bibliyografik türde ilk kitaplar
olarak sayılabilir.
İlk kez 1930 yılında yayınlanmaya başlanan
ulusal nitelikteki genel bibliyografyanın
adı, “Türkiye’de Çıkan Kitap, Gazete ve Mecmualardan
Bahsetmek Üzere Maarif Vekâleti
Talim ve Terbiye Heyeti Tarafından Çıkarılan
Neşriyat Bülteni”dir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir