Evrende yolculuk nasıl olurdu?

Evrende yolculuk nasıl olurdu?

Böyle bir soruyu ilkçağlarda okyanus kıyısında yaşayan bir kişiye ‘bu denizlerin
sonuna yolculuk nasıl olurdu’ diye sorsaydınız herhalde hayal gücünü bile
kullanamazdı. Biz bugün evren hakkında o zamanın insanının dünya hakkında
bildiğinden daha çok şey biliyoruz.
Şimdilik bilebildiğimiz kadarıyla evrenin büyüklüğünü daha iyi anlayabilmek
için gelin hayali bir uzay aracı ile hayali bir uzay yolculuğuna çıkalım ve içinde
bulunduğumuz Samanyolu galaksisinin ikizi Andromeda galaksisine bir gidip
gelelim.
Tabii bu uzay aracının hızı dünyamızdaki yolcu uçaklarınınki kadar, yani saatte
1,000 kilometre civarında olursa, Güneş’e bile varmak yıllarca sürer. Onun için
aracımızın hızının ışık hızı, yani saniyede 300,000 kilometre olduğunu
varsayalım. Bu hızı tahayyül edebilmek için bir silahtan çıkan merminin hızının
saniyede bir kaç kilometre olduğunu belirtelim.
Dünyadan hareket eder etmez, bir saniyeden biraz fazla bir süre içinde Ay’ı
sollar, 8 dakika sonra Güneş’te oluruz. Güneş’in sıcaklığından bir an evvel
kurtulmak için yolumuza devam edersek 5,5 saat sonra gezegenleri arkamızda
bırakarak Güneş istemimizden çıkarız. Buraya kadar 6 milyar kilometre yol
gelmişizdir ve geriye dönüp baktığımızda artık Dünya’nın yanında Ay’ı
seçemeyiz.
Güneş sisteminden çıkarken rotamızı en yakın yıldıza çevirelim. 4 yıl 3 ay sonra
Proxima Centauri’ye varırız. Buralardan artık Güneş sistemimizin devleri
Jüpiter ve Satürn de dahil hiç bir gezegen gözle görülemez sadece Güneş sönük
bir yıldız olarak gözümüze çarpar.
Madem hayali bir seyahat yapıyoruz, burada geçen ömrümüzün de sınırlı
olmadığını kabul edelim. 20 bin yıl sonra içinde bulunduğumuz yıldız grubu
Samanyolu’nun sınırına ulaşıp dışarı çıkarız Burada artık Güneş de gözden
kaybolur. Bir kaç yüz bin yıl daha boşlukta gidip geriye baktığımızda 100 milyar
yıldızdan oluşan Samanyolu’nu hızla dönen büyük bir girdap gibi görürüz.
İçinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisine diğer ülkeler mitolojiden
kaynaklanan, ‘süt’ veya ‘sütlü yol’ anlamında ‘Milky way’ adını vermişlerdir.
Anadolumuzda ise bu yıldızlar topluluğu, saman çalan bir hırsız kaçarken
dökülen samanlara benzetilip ‘Saman uğrusu’ adı verilmiş bu ad zamanla
Samanyolu’na dönüşmüştür.
Güneşimiz 4,5 milyar yaşındadır ve Samanyolu’nda bir turunu 220 milyon yılda
tamamlar. Yani Güneş, gezegenler ve biz, bugüne kadar galakside 20 turu
tamamlamış bulunuyoruz. 22 milyon yıl sonra yirmi birinci tur da tamamlanmış
olacaktır. Son tur başladığında dinozorlar dünyada ortaya çıkmışlardı. Bir turda
dünyada olup bitenlere bakın
Dinozorlar 21. tur bitmeden dünyadan silinip gittiler. İnsanlık tarihi ise ancak
200 bin yıl evveline kadar gidebiliyor. Afrika’da bulunan, insanı andıran
maymun kalıntıları ise 3,5 milyon yıllık, yani ‘Taş Devri’ çizgi filmindeki Fred’in
hiç bir zaman bir dinozoru olamadı.
Neyse biz yolculuğumuza devam edelim. Bu arada gözümüze bizim
Samanyolu’na benzer başka yıldız grupları da çarpar. Bunlardan en yakın
olanına 400,000 yıl sonra ulaşırız. Işık hızı ile yoluna devam eden uzay aracımız
3 milyon yıl sonra Samanyolu’nun ikizi olarak bilinen Andromeda galaksisini de
geçerek galaksiler grubunun dışına çıkar ve daha büyük bir boşluğa dalar.
Aslında biz dünyadan baktığımızda bu mesafeden 3-4 bin kat daha uzak gök
cisimlerini de gözlemleyebiliriz ama iyisi mi boşlukta kaybolmaktansa artık geri
dönelim, evimize varmak için daha 3 milyon yıllık yolumuz var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir