İLK PENCERE

İLK PENCERE

İlkel dünyanın sıcak iklimlerinde, pencereler
salt binaların içini aydınlatmak amacıyla yapılıyordu.
Roma İmparatorluğu’nun etkisiyle
uygarlıklar kuzeye doğru taşmaya
başlayınca, pencerelerin ışığı geçirecek, ama
soğuğu dışarıda bırakacak bir cisimle kapatılması
zorunluluğu doğdu. Bu amaçla, yağlı
bezler ve hatta ince mermer tabakalar kullanıldı.
Romalılar, Pompei’nin M.S. 79 yılında
yok olmasından önce camı buldular. Pompei
harabeleri arasında, bronz çerçevelere rastlandı.
Bu çerçevelerin içine 52 cm genişliğinde,
45 cm yüksekliğinde ve 1 cm kalınlığında camlar
takılmıştı. Ama yine de camlı pencereler
dünyanın her köşesinde henüz yaygın değildi
ve 12. yüzyılda bile birçok kilisenin pencereleri
camdan yoksundu.
1450 yılından itibaren, camların evlerde
kullanılması yaygınlaştı. Hatta bazı pencereler
dışarı açılacak şekilde iki kanatlı yapıldı.
18. yüzyıldan itibaren, özellikle Kral George
dönemi İngiltere’sinde, yana doğru açılan kaydırmalı
pencereler moda oldu. Ama aslında bu
buluş yeni değildi. İlk örnekleri, 1640 yılında
Herfordshire kentinde yapılmıştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir