İnsanlar nasıl yüzebiliyor?

İnsanlar nasıl yüzebiliyor?

Bir cismin suyun üstünde kalabilmesi için sudan hafif olması gerekir. Ancak 120
kiloluk bir insanın suda çok rahat sırt üstü yattığını, çok zayıf bir kişinin ise
suyun üstünde kalabilmek için debelendiğini çok kez görmüşsünüzdür. Burada
önemli olan ağırlık değil yoğunluktur. Yani cismin hacim olarak bir
santimetreküpünün veya bir litresinin ağırlığıdır.
İki konuyu birbirinden ayırt etmek lazımdır. Yüzme bilmek insanın suda bir
noktadan diğerine bir şekilde gidebilmesidir ki, bunu insanın karadaki
yürümesine veya koşmasına benzetebiliriz. Suyun üstünde kalmak ise karada
ayakta durmak gibidir. Doğuştan bu yetenek bize verilmiştir.
Suyun yoğunluğu, yani bir litresinin ağırlığı l kilogram olduğundan sadece l ,00
olarak gösterilir. Kemiklerimizin yoğunluğu 1.80, adalelerimizin 1.05,
vücudumuzdaki yağların 0.94, ciğerlerimizdeki havanın ise 0.00’dır. Bu
yoğunlukların vücudumuzdaki miktarlarına göre ortalaması alınınca, ortalama
bir insanın vücudunun yoğunluğunun sudan biraz az olduğu görülür. Yani
istesek bile suyun dibinde kalamayız, su bizi yukarı iter.
Bu sadece insanlar için geçerli değildir. Memeli hayvanların, koyunlar da dahil
olmak üzere çoğunluğu suyun üstünde kalabilir. İnsanlarda çok adaleli olanlarla,
bir deri bir kemik olanların yoğunlukları daha yüksektir ve suyun üstünde
kalmaları pek rahat değildir. Kadınların vücutlarında erkeklere oranla daha çok
yağ bulunduğundan, yoğunlukları nispeten azdır ve su onları daha rahat taşır.
Yüzme sporu yapanlarda ise durum farklıdır. Özellikle erkeklerin uzun boylu ve
ince olmaları gerekir. Bu yapıda olanların vücutlarının yoğunlukları ortalama
insandan daha fazladır ama onlar için önemli olan, suyu geri çekerek ileri
hareketi sağlayacak olan kas gücü ve suya en az direnci gösterecek vücut
yapısıdır.
Tuzlu su, tatlı sudan biraz daha yoğundur. Bu yüzden denizde yüzmek, tatlı su
dolu bir havuzda yüzmekten daha rahattır ve tuzlu suda daha hızlı yüzülebilir.
Bütün diğer kara sporlarının aksine, yüzmede kadınların performansı erkeklere
çok yakındır. Şüphesiz bunun nedeni ise kadınların erkeklere göre
yoğunluklarının daha az olması ve böylece suyun onlara sağladığı kolaylıktır.
Bazı ülkelerde kadınlara havuzda, suyun içinde doğum yaptırıldığını medyada
izlemişsinizdir. Doğan bebekler sağlıklı olarak suyun üzerine gelebilmekte, daha
sonraki gelişmelerinde, suyun altında çok rahat hareket edebilmektedirler.
Çünkü bebekler, ana rahminde su içindedirler. Suyun içinde olmak onlar için
değişik değil, zaten alışık oldukları bir ortamdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir