Radyasyon nedir?

Radyasyon nedir?

Nükleer enerji denilince aklımıza Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom
bombalan, Çernobil’deki nükleer santral kazası ve nükleer atıklar gelir. Nükleer
enerji ve onun sonucu radyasyon iyi amaçlarla kullanılmadıkları zaman insan
neslini dünyadan silebilecek kadar tehlikelidirler. Kontrol altında kullanıldıkları
zaman ise insan yaşamını iyileştirmekten sağlığa kadar bir çok konuda insanlığa
bahşedilmiş birer lütufturlar.
Nükleer enerjinin esasım anlamak için çok fazla fizik, kimya, matematik bilmeye
gerek yoktur. Nasıl odun, kömür, petrol ürünleri kullanarak ısı enerjisi elde
ediyorsak nükleer enerji de öyledir.
Nükleer santralarda kullanılan yakıtın en bilineni uranyumdur. Uranyum
santralde başka bir yakıta dönüşürken ortaya müthiş bir ısı çıkar. Bu ısı
reaktörün etrafında dolaştırılan suyu buhar haline çevirir. Türbinlere verilen
buhar da türbinleri çevirir.
Sonunda türbinler de kendilerine bağlı elektrik jeneratörlerini çevirerek elektrik
üretirler. Prensip, nükleer enerji ile çalışan uçak gemilerinde de, denizaltılarda
da aynıdır.
Gelelim radyasyona… Uranyum gibi kararsız elementler gerek atomik yapılarına
müdahale edilerek gerekse tabiattaki halleri ile bir başka elemente
dönüşebilirler. Yani tarihte kurşundan altın elde etmek için uğraşan
simyacıların başaramadıkları işin benzeri uranyumda kendi kendine oluşur.
Bu dönüşüm işi olurken uranyum atomunun içindeki bazı parçacıklar da ışık
olarak yayılırlar. Yani radyasyon bir ışıktır. Sadece atom bombasından, nükleer
atıklardan çıkmaz tabiatta da bol miktarda vardır. Yalnız ışıma yolu ile değil
besinler yolu ile de vücuda girebilir.
Radyasyon olayında üç ana ışık türü vardır: Alfa, beta ve gama. Alfa ışınları
deriden geçemezler, beta ışınları deriden çok az miktarda geçebilirler, gama
ışınları ise deriden ve vücuttan geçebilirler. Alfa ve beta ışınları sadece
yoğunlaştıkları organ üzerinde tahribat yaparlarken gama ışınları tüm organlara
zarar verirler. Tabii bu arada ışına maruz kalma süresi de önemlidir.
Vücudumuz hücrelerden, hücreler moleküllerden, moleküller de atomlardan
meydana gelirler. Bu radyasyon ışınları isabet ettikleri atomların yapılarını
bozarak sonunda hücrelerin ölmelerine sebep olurlar. Vücut için sürekli gerekli
olan hücre üreme mekanizmasını bozarlar, vücudun direncini yıkarlar.
Aslında günlük yaşantımızda radyasyonla iç içe yaşıyoruz. Radyasyon her an her
yerde vardır hatta Güneş ışığında bile. Yaz mevsiminde deniz kenarında yapılan
bilinçsiz güneşlenmelerde isteyerek aldığımız radyasyonun etkisi cilt kanserine
yol açabilecek kadar tehlikeli olabilir.
Radyasyonun insan bünyesi için faydalı olduğu durumlar da vardır. Kanserin
ışınla tedavisi, enfraruj ve Ultraviyole tedavileri, lazerin tıpta kullanılması gibi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir